Mühürlü Rotalar - Samos
- Emre SAYIN
- 15 Oca
- 2 dakikada okunur
Kuşadası merkezli bir işletme olan Bridge Tours için Samos (Sisam), sadece karşı kıyıdaki bir ada değil; ofislerinden başlarını kaldırıp baktıklarında gördükleri, adeta "arka bahçeleri" sayılan bir yuvadır. Bu yüzden onların Samos hikayesi, bir turistten ziyade bir "ev sahibinin komşuya gidişi" sıcaklığındadır.
Pythagoras’ın Kupası ve Komşu Sular
Elif, Kuşadası limanından feribota bindiğinde, sadece 45 dakika sonra bu kadar derin bir sessizlikle karşılaşacağını tahmin etmemişti. Bridge Tours rehberi, gemi yanaşırken Samos’un yeşil dağlarını işaret etti: "Burası Pisagor’un (Pythagoras) vatanı. Sadece matematiğin değil, dengenin ve ölçünün de adasıdır."
Turun ilk durağı, adanın en ikonik köyü olan Pythagorion’du. Rehber, Elif’e garip bir seramik kupa uzattı. Bu, ünlü "Adalet Kupası"ydı. "Eğer açgözlülük edip kupayı çok doldurursan, içindeki her şey alttan boşalır," dedi rehber. "Samos bize bugün 'yeteri kadarını' almayı öğretecek." Elif, bu küçük seramik kupanın içine suyunu doldururken, hayatındaki o bitmek bilmeyen "daha fazlası" hırsının, tıpkı o kupadaki su gibi akıp gittiğini hissetti.
Bridge Tours’un Samos "mührü", turun öğle yemeği durağında gizliydi. Ekip, grubu kalabalık liman restoranlarından uzaklaştırıp, dağların tepesindeki Manolates köyüne çıkardı. Daracık, begonvilli sokaklardan geçerek yaşlı bir amcanın işlettiği, terasından Kuşadası sahillerinin (kendi evlerinin) göründüğü o küçük tavernaya oturdular.
Sofrada sadece yerel Samos şarabı, adanın dağlarından toplanmış kekikli zeytinler ve taze deniz ürünleri vardı. O sırada karşı masada oturan bir Yunan amca, Elif’in grubuna dönüp kadehini kaldırdı: "Yamas komşu!"
Rehber, Elif’in yanına gelip küçük, mühürlü bir mektup zarfı bıraktı. Zarfın içinde Samos’un o meşhur çam ormanlarından toplanmış kurutulmuş bir adaçayı dalı ve bir not vardı: "Denizin ayırdığı değil, hikayelerin birleştirdiği yerdeyiz. Bu koku seni her zaman karşı kıyıdaki evine çağırsın."
Elif o akşam feribotla Kuşadası’na dönerken, güneş Samos’un arkasından batıyordu. Arkasına dönüp baktığında artık yabancı bir ülkeyi değil, sadece bir deniz mesafesindeki "eski bir dostu" görüyordu.

Yorumlar