Mühürlü Rotalar - Bar (Karadağ)
- Emre SAYIN
- 1 gün önce
- 2 dakikada okunur
İki Bin Yıllık Gölge ve Eski Bar’ın Taşları
Selin, Bridge Tours rehberinin arkasından dik bir yokuşu tırmanırken, karşısındaki manzara onu büyülemişti. Bir yanda modern bir liman şehri, diğer yanda ise dağların yamacına bir taç gibi yerleşmiş olan Stari Bar (Eski Bar) kalıntıları.
Rehber, Selin’i kalenin içine değil, önce şehrin biraz dışındaki bir bahçeye götürdü. Orada, gövdesi devasa bir heykel gibi bükülmüş, çevresi koruma altına alınmış o efsanevi varlık duruyordu: Stara Maslina. Yani, dünyanın en yaşlı zeytin ağaçlarından biri.
"Bu ağaç tam 2247 yaşında," dedi rehber fısıldayarak. "Roma İmparatorluğu yükselirken de buradaydı, Osmanlı süvarileri altından geçerken de. Bar şehri yıkıldı, yeniden yapıldı, savaşlar gördü ama bu ağaç barışı temsil etmekten hiç vazgeçmedi."
Bridge Tours ekibi, grubun her üyesine o ağacın gölgesinde birer mühürlü zarf uzattı. Zarfın üzerinde Bar şehrinin eski armasındaki o meşhur zeytin dalı vardı. İçinde ise sadece bir cümle yazıyordu: "Köklerin derindeyse, fırtınalar seni sadece parlatır." Selin, o an hayatındaki geçici sarsıntıların, bu ağacın gördükleri yanında ne kadar küçük olduğunu fark etti.
Ardından yukarıya, Stari Bar’ın taş sokaklarına çıktılar. Burası terk edilmiş bir hayalet şehir değil, taşların arasından çiçeklerin fışkırdığı bir açık hava müzesi gibiydi. Bridge Tours'un yerel dostu olan bir Bar sakini, onları kalenin hemen altındaki küçük taş evinde ağırladı. Masaya, Bar bölgesine özgü olan, tadı baldan daha tatlı "siyah zeytinler" ve ev yapımı nar şurubu geldi.
Rehber, Selin'e Bar’ın bir sırrını anlattı: "Bar ismi 'bari'den gelir, yani İtalya'daki Bari'nin tam karşısı. Ama bizim için 'Bar', Doğu ile Batı'nın, Müslüman ile Hristiyan'ın, deniz ile dağın buluştuğu o sessiz limandır."
Selin o akşam Bar limanında gün batımını izlerken, cebindeki mühürlü zarfa dokundu. Artık biliyordu; Bar şehri ona sadece tarihi değil, fırtınalara karşı nasıl dimdik ve köklü durulacağını öğretmişti.


Yorumlar