Mühürlü Rotalar -Fas
- Emre SAYIN
- 1 gün önce
- 1 dakikada okunur
Marakeş’in Labirenti ve Sahra’nın Sessiz Mührü
Emre, hayatını hep planlar ve haritalar üzerinden yönetmişti. Ancak Marakeş’in o meşhur Medina sokaklarına adım attığında, elindeki haritanın hiçbir işe yaramayacağını anladı. Bridge Tours rehberi gülümseyerek yanına yaklaştı ve şöyle dedi: "Burada kaybolmak, aslında kendini bulmanın ilk adımıdır. Bırak sokaklar seni seçsin."
Marakeş'in o turuncu tozlu havasında, baharat kokularının birbirine karıştığı Jemaa el-Fnaa meydanında yürürken, Emre kendisini bir anda bir deri atölyesinin terasında buldu. Aşağıda binbir renge boyanmış deri havuzları, yukarıda ise batan güneşin kızıllığı vardı. Rehber, Emre’ye küçük bir deri parçası uzattı. Üzerine o anki hissini yazmasını istedi. Emre sadece "Bırak gitsin" yazabildi. Rehber, bu deri parçasını metal bir mühürle damgaladı: "Bu senin Fas’taki ilk sözün olsun."
Ertesi gün, Atlas Dağları’nı aşarak Sahra Çölü’nün kapısı Merzouga’ya ulaştılar. Develerin sırtında, turuncu kum tepeleri arasında ilerlerken dünya tamamen sessizliğe büründü. Gece, çölün ortasındaki lüks bedevi çadırlarına vardıklarında, gökyüzündeki yıldızlar o kadar yakındı ki Emre elini uzatsa birine dokunabileceğini sandı.
Ateş başında yerel Gnaoua müzisyenlerinin mistik ritimlerini dinlerken, Bridge Tours ekibi katılımcılara birer "kum saati" hediye etti. Ama içindeki kumlar akmıyordu. Rehber, "Bu kumlar Sahra'nın kalbinden," dedi. "Zamanın burada durduğunu hatırlaman için. Şehirdeki o aceleci zamana geri döndüğünde, bu kum saati sana içindeki o sessiz çölü hatırlatacak."
Dönüş yolunda Kazablanka’nın okyanus esintili sokaklarında yürürken, Emre artık bambaşka bir adamdı. Fas’ın o kaotik ama büyüleyici labirenti, onun zihnindeki tüm karmaşayı düzene sokmuştu.
Bridge Tours’un bu "Mühürlü Rotası", Emre’nin pasaportuna sadece bir giriş damgası değil; ruhuna "sabır, renk ve sessizlik" dolu bir mühür vurmuştu.


Yorumlar